Mehmet Yaşar BAHÇİVAN

DUYGULARLA KURULAN STRATEJİYLE YAŞAYAN YAPILAR: AİLE ŞİRKETLERİ

“Aile, şirkete hizmet ettiği sürece, her ikisinin de sağlıklı bir şekilde devamlılığı sağlanır. Fakat şirket aileye hizmet etmeye başlarsa, ikisinin de sonu iyi olmaz.”
– Peter Drucker

Aile şirketlerinin en temel sınavı şudur: Duyguların yoğun olduğu bir yapıda, profesyonel kararlar alabilmek mümkün müdür?

Bugün dünyanın en büyük 500 firmasının üçte biri aile şirketlerinden oluşuyor. Türkiye’de ise işletmelerin %95’i aile şirketi… Fakat bu şirketlerin yalnızca %30’u ikinci kuşağa, %12’si üçüncü kuşağa geçebiliyor. Dördüncü kuşağa ulaşabilenlerin oranı ise sadece %3. Sorun açık: Kuruluş var, sürdürülebilirlik yok. Çünkü sistem yok.

Bir aile şirketi, duygularla beslenir ama yalnızca sistemle ayakta kalır. Ailenin şirkete katkı sunabilmesi, o aile bireylerinin gerçekten bu katkıyı sunabilecek bilgi ve beceriye sahip olmasıyla mümkündür. Aksi takdirde şirket, ehil olmayan ellerde aileye hizmet etmeye başlar. Bu da hem şirketin hem ailenin sonunu hazırlar.

Unutmayalım, her birey kendi “değer çantasını” doldurur. Kimisi bu çantaya öğrenme koyar, üretim koyar, deneyim koyar. Kimisi de beklenti… Şirketi ayakta tutacak olan; beklenti değil, katkıdır.

Aile şirketlerinin avantajları vardır: Hızlı karar alma, ortak değerler, güçlü bir aidiyet duygusu… Ama bu avantajlar ancak doğru yönetildiğinde sürdürülebilir olur. Aksi hâlde, hızlı karar refleksi analizsizliğe, aidiyet duygusu ise duygusal çatışmalara dönüşebilir.

Peki çözüm ne?

Aile şirketleri, duygusal bağlarını inkâr etmeden, bu bağı profesyonel ilke ve sistemlerle güçlendirmelidir. Aile üyelerinin şirkette yer alması için açık ve şeffaf kriterler belirlenmeli; yetkinlik, liyakat ve gelişim ana eksene alınmalıdır. Şirket, SWOT analizleriyle kendi güçlü ve zayıf yönlerini net olarak görmeli; fırsatları değerlendirmeyi, tehditleri ise risk haritalarıyla proaktif biçimde yönetmeyi öğrenmelidir.

Kurumsallaşmak, aile bağlarını zedelemek değil; onları anlamlı bir sistem içinde geleceğe taşımaktır.
Değerleri korumanın, emeği sürdürülebilir kılmanın ve birlikte büyümenin yolu budur.
Aile bağıyla kurulan her şirket, sistem bağıyla geleceğe yürümelidir.
Çünkü aile şirketleri, duygularla kurulur; ama stratejiyle yaşar, vizyonla geleceğe ulaşır.

Scroll to Top