Mehmet Yaşar BAHÇİVAN

Azerbaycan

İki Devlet Tek Millet

Azerbaycan’a olan seyahatim, Türkiye ve Azerbaycan’ın sadece haritalarda yer alan iki ülke olmadığını, kalplerde ve tarihte de iç içe geçmiş iki kardeş millet olduğunu bana bir kez daha gösterdi. Burada yatırım forumuna katılmanın yanı sıra sektörümüzün ve diğer sektörlerin bu pazardaki mevcut durumlarını inceleme fırsatı buldum. Azerbaycan’ın renkli sokakları, tarihi dokusu ve modern yüzü arasında yaptığım gezinti, bu iki ülkenin ekonomik ve kültürel bağlarını daha iyi anlamamı sağladı.

2022’de %4,6 büyüyen Azerbaycan ekonomisi, Türk yatırımcılarının da katkılarıyla gelişiyor. Şehirdeki Türk kökenli iş insanlarının kurduğu şirketleri görmek, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun somut bir göstergesi. Bu ekonomik bağların ötesinde, Azerbaycan’ın Türkiye’deki 2800, Türkiye’nin Azerbaycan’daki yaklaşık 5700 şirketi, iki ülkenin birbirine ne kadar sıkı sıkıya bağlı olduğunun bir kanıtıdır. Ziyaretim sırasında bu şirketlerin imalat, inşaat, eğitim, tarım, gayrimenkul, sağlık, taşımacılık ve madencilik gibi çeşitli alanlardaki faaliyetlerini gözlemledim.

Özellikle, 2021’de imzalanan Şuşa Beyannamesi ve Tercihli Ticaret Anlaşmaları (TTA), iki ülke arasındaki ticari ilişkileri müttefiklik seviyesine taşımıştır. Azerbaycan ile 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine doğru ilerlerken, 2022’deki ticaret hacmimiz 6.5 milyar dolar seviyelerinde. Bu yıl bu rakam ilk on bir ayda aşılmış durumdadır. Yine bu rakamın 4 milyar doları ithalatımız iken 2.5 milyar doları ihracatımız olarak gerçekleşmektedir.

Geleceğe baktığımda, Zengezur koridorunun açılması ve Bakü’nün Orta Koridor’daki önemi, iki ülke arasındaki taşımacılığı daha da serbestleştirerek ekonomik ilişkilerimizi daha da güçlendirecek gibi görünüyor. “İki Devlet, Tek Millet” anlayışı, sadece tarihi ve kültürel bir slogan değil, aynı zamanda bu ekonomik birlikteliğin de temelini oluşturuyor. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki iş birliğinin sadece bu iki ülke için değil, bölge için de büyük kazanımlar sunacağına inanıyorum. Bu yolculuk, iki ülke arasındaki sadece coğrafi komşuluğu değil, aynı zamanda derin tarihi ve kültürel bağları da gözler önüne serdi.

Scroll to Top